Öpücük: Klimt'in Altın Rüyası
Paylaş
Gustav Klimt, Öpücük (Der Kuss), 1907–1908. Tuval üzerine yağlı boya ve altın varak, 180 × 180 cm. Belvedere Sarayı, Viyana.
Altın döneminin zirvesi
Klimt, 1903'te Ravenna'da gördüğü Bizans mozaiklerinden derinden etkilendi. Sonraki yıllarda tablolarına gerçek altın varak ve mozaiği andıran desenler eklemeye başladı. 1907–1908'de tamamladığı Öpücük, bu "altın dönemi"nin en olgun ve en sevilen eseridir.
Kare bir tuvalde iki sevgili
Tablo, kenarları eşit 180 santimetrelik kare bir tuvale yapılmıştır. İki sevgili, çiçeklerle kaplı bir çayırın uçurum kenarında, altın bir örtünün içinde birbirine sarılmıştır. Kadının ayakları uçurumun kıyısındadır; bu küçük ayrıntı, aşkın hem huzurlu hem de kırılgan olduğunu sezdirir.
Desenlerin dili
Erkeğin giysisi siyah, beyaz ve altın dikdörtgenlerle; kadınınki ise renkli daireler ve çiçeklerle bezelidir. Sanat tarihçileri bu zıt desenleri erkeksi ve dişil olanın bir araya gelişi olarak yorumlar. İki figürü saran ortak altın hale ise onları tek bir varlığa dönüştürür.
Henüz bitmeden satıldı
Öpücük, 1908'de Viyana'daki Kunstschau sergisinde ilk kez gösterildiğinde öylesine beğenildi ki, Avusturya devleti tabloyu sergi sırasında satın aldı. O günden beri Viyana'daki Belvedere Sarayı'nda sergileniyor ve her yıl dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçileri ağırlıyor.
Öpücük'ü günlük hayatınıza taşıyın
Harikapoli'de Öpücük'ün altın parıltısı kupalarda, defterlerde, kalemlerde ve bardak altlıklarında yaşıyor.